Ardından Bakarken, ayrılığın, özlemin ve geride bırakılanların yarattığı duygusal boşluğu derinlemesine inceleyen melankolik bir anlatı sunar. Kitap; bir gidişin ardından kalan sessizliği, yarım kalmış hikayeleri ve hatıraların insan ruhunda bıraktığı silinmez izleri merkezine alır. Okur, sadece fiziksel bir vedayı değil, aynı zamanda insanın kendi geçmişiyle ve kayıplarıyla yüzleştiği içsel bir hesaplaşmayı takip eder. Yazar, hüznü bir son değil, insanın kendini yeniden inşa etme sürecindeki bir durak olarak tanımlayarak duygu yüklü bir atmosfer oluşturur.
Ahmet Selim Can, metin boyunca zarif bir dil kullanarak gidenin arkasından bakmanın yarattığı o karmaşık ruh halini ele alır. Bekleyişin, kabullenişin ve zamanın iyileştirici ama bir o kadar da unutmaya zorlayan doğasını naif bir perspektifle aktarır. Gelişememekten ziyade, eksik kalmanın insani bir durum olduğunu vurgulayan eser, okuru kendi iç dünyasındaki pencerelerden “ardından baktığı” anılara doğru bir yolculuğa davet eder. Bu yönüyle kitap, veda etmenin ağırlığını hisseden herkes için samimi ve teselli edici bir ses olur.
